Beslenme ve spor, hayatımızın en önemli bileşenleri arasında yer almakta… Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yaşamımızı her geçen gün daha az hareket ederek sürdürürken, fastfood zincirleri vücudumuzu zararlı besinlerle destekliyor. Bilinçli olanlarımız ise sağlıklı beslenme yolundan gitmeyi tercih ediyor. İşte bu noktada karşımıza çıkan Akdeniz diyeti, evrensel çerçevede bilinen ve profesyoneller tarafından onaylanmış sağlıklı beslenme modellerinden biri…

Akdeniz diyeti, her beslenme modelinde olduğu gibi belirli yiyecek ve içeceklerin tüketimini minimize etmenizi önererek, daha sağlıklı seçeneklere yönelmenizi hedefliyor. Daha öncesinde “Ketojenik beslenme nedir nasıl yapılır?” başlıklı yazımızda size bahsettiğimiz ketojenik diyetin aksine Akdeniz diyetinde karbonhidratlar çok fazla azaltılmıyor. Elbette her iki beslenme modelinin de hedefledikleri farklı sağlık avantajları var. Akdeniz diyeti bu noktada bireylere kalp-damar sağlığı için oldukça sık tavsiye ediliyor.

Akdeniz diyeti temelde meyve, sebze ile sağlıklı yağ kaynaklarını önermekte ve belirli bir besin grubunu beslenme planından tamamen çıkarmayı doğru bulmamaktadır. Kesin kurallar ve kısıtlamalar getirmemesi sayesinde kişilerin rahatlıkla hayatlarına uyarlayabildikleri beslenme modellerinden biridir. Akdeniz diyeti, geniş bir gıda çeşitliliğinin dengeli şekilde tüketilmesini tavsiye etmekte ve tek bir besin grubuna bağlı kalınmasını önermemektedir.  

Akdeniz diyetinde dikkat etmeniz gereken püf noktalar;

-Günlük olarak ortalama 4-5 porsiyon taze sebze ve meyve tüketilmeli.

-Tam tahıllı ürünleri tercih edilmeli.

-Şekerleme ve bisküvi gibi işlenmiş ürünlerden mümkün olduğunca uzak durulmalı.

-Akdeniz diyetinde yağ kaynakları daha çok zeytinyağı gibi çiğ ve doymamış yağ asitlerini içermektedir. Bu sebeple tüketilen şarküteri ürünlerinin az yağlı olmasına dikkat edilmeli.

-Ayçiçek yağı, soya ve mısır yağı gibi yağların tüketimi minimuma indirilmeli.

-Kızartma yerine haşlama ve buğulama gibi pişirme yöntemleri tercih edilmeli.

-Mercimek, nohut ve benzeri kuru-baklagilleri tüketmeye özen göstermeli.

-İşlenmiş konserve ve paketli ürün tüketiminden kaçınılmalı.

-Yumurta tüketimi hafta 3-4 gün olarak ayarlanmalı.

-Balık tüketimi ise haftada 3-4 güne kadar çıkabilir. Akdeniz diyeti omega-3 gibi yağların direkt olarak balıktan alınmasını önermektedir.

Akdeniz diyeti daha çok bitkisel kaynaklı besinlerin ve sağlıklı yağ asitlerinin yer aldığı bir beslenme modelidir. Bundan dolayı da kalp-damar sağlığını olumlu şekilde etkilediği görülmüştür. Meyve ve sebzelerin bol şekilde tüketilmesi ise sindirim sistemi ve bağırsak sağlığını olumlu etkilemektedir. Sağlıklı besinlerin yoğun şekilde kullanılması ve zorlayıcı bir beslenme şekli olmaması sayesinde ise her yaştan insanın rahatlıkla uygulayabildiği görülmüştür. Besleme modeli içerisinde bolca tüketilen meyve ve sebze posaları, doymamış yağ asitleri, antioksidan içeren yiyecekler sayesinde obezite, tip 2 diyabet ve kanser riskinin azaltılabileceği belirtilmektedir. Elbette tüm beslenme modellerinde olduğu gibi Akdeniz diyetine başlamayı düşünüyorsanız, bu beslenme modelini denemeden önce doktorunuz ile konuşmayı ve gerekli kontrolleri yaptırmayı unutmayın.